insanlara bakıyorum yüzleri asık aradıklarını bulamamış gibi bezgin yorgun insanlara bakıyorum sanki hayata doygun bloglara bakıyorum hemen hemen bütün günlükler yaşanamamış aşklardan yarım kalmış duygulardan bahsediyor... sanki herkesin yüreğinde dinmeyen bir sızı var sanki bütün gönüller kan kaybediyor. bütün şiirlerin konusu bütün denemelerin teması aşk-sevgi nedir bu sancının sebebi? sevip de mutlu olan yokmu? birbirinin gözlerinde herşeyi gören yokmu? birbirinin ellerinde herşeyi tutan yok mu? birbirleriyle herşeyini içinden geldiği gibi paylaşan yok mu? niye korkulur... niye saklanır... niye yaşanamaz... niye söylenemez içinden geldiği gibi duygular? bu kadar zor mudur? ömrünce aradığını bulduğunda "gitme" demek bu kadar zor mudur? aradığını bulmak? ne arıyor bu insanlar ? gönüller aç yürekler aç gözler aç sözler aç bir çift gözün sıcacık bakışına hasret bunca göz artık umudunu kesmişçesine boşluğa bakıyor... eller boşlukta... gözler boşlukta... canlar yürekler boşlukta işin tuhaf yanı herkes bu sancı içinde ne olacak bu işler ey günlük? kim sevecek birbirini? kim uzatacak elini? kim yakacak gemileri? kim tadacak sevgileri? kim yaşayacak yanık sevdaları? kim serecek yüreğini? kim saracak yaralarını? kim kimin omzundan cenneti seyredicek? olmaz mı dersin?
böyle sessiiiiizzzz sakiiiinnnnn dingiiiinnnn uçsuuuzzz bucaksıııızzz bi deniz kıyısında kendimi dinlemek istiyorum... evet evet deniz mevsimi geçmiş olsun zaten bana da böylesi lazım kimsecikler olmasın... hava rüzgarlı olsun hafif hafif rüzgar yüzümü okşasın... gözlerim kapalı yüzümü rüzgara vermiş ayaklarım tamda suyla kumsalın birleştiği yerde... deniz dalgalandıkça su ayaklarıma vursun... orada öylece oturmak istiyorum saatlerce... ya öyle işte!!!
dipnot:) "yoğunluktan dolayı bayramını kutlayamadığım tüm arkadaşlarımdan özür diler herkesin geçmiş bayramını kutlarım"
eskiden anlatırlardı kör bi adamı almış koca bir filin önüne koymuşlar demişler ki bu nedir? bize tarif et! kör adam elleriyle filin kulağına tutmuş "bu olsa olsa lahanadır" demiş ayağına tutmuş "bu olsa olsa bi sütundur" demiş burnuna tutmuş "bu olsa olsa bi hortumdur" demiş şimdi bunu niye anlattın diceksiniz efenim zamanımızda herkes sevgiyi kendince algılıyor herkes sevdiğini söylüyor fakat herkes farklı farklı şekillerde ifade ediyor bunu şimdi bana sorsanız derim ki; seven insan asla ....... yapmaz seven insan asla sevdiğinden bişi gizlemez seven insan herşeyini sevdiğiyle paylaşmak ister seven insan şöyle seven insan böyle ama öyle değil işte!!! kime sorsan seviyo ama gel gelelim icraat yok kardeşim sevmek bumudur yani? bi kere şu var... seven insan hiç bir şeye zarar vermez veremez, aklından bile geçirmez... seven insanın aklı fikri sadece sevgiye çalışır iyiliğe güzelliğe hayıra ve huzura çalışır sevginin hakim olduğu yürekte kötülük barınmaz sevgi evrensel bi duygudur... boyutları evrenin sonsuzluğu gibidir hani bir çok sevgiyi aynı anda kalbimizde barındırıyoruz ya hiç de daralmıyor kalbimiz... bi çocuğumuz oluyo onu seviyoruz bütün kalbimizle bir diğeri doğunca onuda seviyoruz aynı derecede eee noluyo nasıl sığıyor hepsi yüreğe demekki yüreğin sınırları habire genişliyor tıpkı evren gibi
(ayy ben ne dediğimi biliyo muyum sanki gecenin bi vakti ASİmle lafladık biraz hadi bişiler karalayayım dedim bunlar çıktı
bugünü milad kabul ediyorum ve silbaştan hayata dönüyorum... kimse için değil kendim için... dönüş için 18imi seçiyorum henüz aldanmamış, yanmamış, yaşanmamış gençliğimi seçiyorum önüme çıkan herşeyi doyasıya yaşamak adına kendime söz veriyorum. bundan sonra zır zır ağlayan, kahreden küsüp köşesinde oturan biri yok! ışıl ışıl gözlerle bakacağım yarına güzel günler beni bekliyor! nice umutlar, sevinçler ve sürprizler yarınlar çok güzel olacak! geçmişte yaptığım bütün hatalarım için kendimi affediyorum. şu andan itibaren geçmişi didik didik etmekten vazgeçip önüme bakıyorum gözümün önünden akıp giden hayata seyirci kalmayıp hınca hınç yaşayacağım... inş