23/7/2009 - ayna ayna :)
Seni, kimseye muhtaç olmadan tek başına yaratan o eşsiz varlık, seni sevda içinde tek başına bırakmaz... Kendi içine kapanıp hayaller, düşünceler meydana getirdiğin evde, yani senin gönül evinde, seni yalnız bırakmamak için, sana yüzlerce güzel yüzlü eş, dost belirtir.
(Mevlana) hakkaten böyle değil midir? düşünsenize! şu dünyada eğer sevincimizi, neşemizi, derdimizi, kederimizi paylaşabileceğimiz kimseler olmasaydı ne yapardık? beni hep düşündürmüştür; cennette yaratılmış ilk insan, atamız Adem. (as) ki cennet; hepimizin kavuşmak istediği hayalüstü bir mekandır. böyleyken o cennette bile Havva'sız huzur ve rahat bulamayan atamız Adem (as) bana çok düşündürücü gelmiştir bu olay. içinde binbir sırlar gizlidir belki de. bu sırlardan birisi de "sevgi ve sevgili olmadan cennetin bile tadının olmadığıdır" sanırım. hani şair: "neyleyeyim köşkü sarayı içinde salınan yar olmadıkça" diyor ya! düşünün bi kere basit bi olay değildir bu! cennettesiniz, bütün isteklerinizin anında karşılandığı, aklınızdan geçenin hemen önünüzde olduğu, altlarından ırmaklar akan saraylar, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, tadılmayan, tarif edilemeyen güzellikler içindesiniz ama... orada bir "ama" var ki; yine mutlu değilsiniz! kendinizi eksik hissediyosunuz! ne kadar ilginç değil mi? buradan aklıma hemen şu söz geliyor "Allah insanı kendi güzelliğini seyretmek için bir ayna olarak yaratmış" ayna! hani yusuf (as)ın dillere destan güzelliğine verilecek başka bir hediye bulamayan kişi ona, kendi güzelliğini seyretmesi için bir ayna hediye etmişti ya! ahhh aynalar! aklıma bir hikaye geldi işleme sanatının çok meşhur olduğu bir dönemde, dönemin padişahı iki adamını çağırır ve sarayın karşılıklı iki duvarını işlemelerini söyler. en güzel işleme yapana büyük bir ödül vareceğini taahhüt eder. iki usta birbirini görüp kopya almasın diye de araya bir perde çekilir ve ustalar maharetlerini göstermek üzere çalışmaya başlarlar. nihayet aradan bir ay geçer ve ustalar artık duvarları bitirir padişaha bildirirler. padişah gelir ve perdeyi kaldırırlar. bide ne görsünler! iki duvar da birbirinin aynı...tıpa tıp benziyor bu nasıl olur? derler! ustanın biri duvarı sadece cilalamıştır yani ayna haline getirmiştir. karşıki duvardaki işlemenin aynısı o duvara yansımıştır. yani ki; "ayna olam cemalini seyreyle!" işte bunun gibi! yüreğini cilalayıp da yüreğinin gözüyle bakanlar, insanların içindekini aynen görürler. buna keramet yada feraset diyoruz. haa ödülü kimmi kazanmış? sizce?
|